Çarşamba, Aralık 18

BİR ZAMANLAR İSTANBUL. 9





























 BU FOTOĞRAFLAR 1950 Lİ YILLARINDAN, YAŞADIĞINIZ İSTANBUL İLE BİR KARŞILAŞTIRIN. BURADA GÖRÜNEN YERLER DEĞİŞTİ AMA YOK OLMADI. BAKALIM TANIYABİLECEKMİSİNİZ?....

Cuma, Mart 22

FOTOĞRAF HAKKINDA

Fotoğraf sanat dalları arasında hayatımızı en çok etkileyenlerden biri belki de birincisi.
Fotoğraf olmadan bir dergi, bir gazete, bir internet sayfası düşünmek mümkün mü? Fotoğrafla o kadar iç içeyiz ki nüfus kağıdımızda, pasaportumuzda ve ehliyetimizde mutlaka bir fotoğrafımız var.
Fotoğraf aynı zamanda görsel hafızamızın da bir bölümünü oluşturuyor. Yaşadıklarımızı gördüklerimizi başkalarına aktarmanın, güzellikleri paylaşmanın en etkili yolu yine fotoğraf. Usta fotoğrafçılar fotoğrafın bir dil olduğunu söylüyorlar. Kendi konuştuğumuz dili hepimiz biliyoruz ve kullanıyoruz. Ama yazdıklarımızın bir sanat eseri olabilmesi için dilimizi çok iyi bilmemiz gerekiyor ve anlatmak istediğimiz şeyler olmalı. Fotoğrafta da durum farklı değil. Fotoğraf dilini etkili kullanmak için fotoğrafı iyi bilmemiz ve söyleyecek sözümüz olması gerekiyor. Kendimizi geliştirmek için, bir filmi izler, bir romanı okur gibi ustaların fotoğraflarını da izlememiz gerekiyor. Oysa fotoğraflar sinema gibi salonlarda gösterilmiyor, romanlar gibi kitapçıda satılmıyor. Fotoğraf albümlerini izlemek orijinal fotoğraflara bakmak kadar doyurucu değil. Sanat başlı başına bir eğitim aracı olduğuna göre sergiler de okullar sayılır. Yani toplumun sanat yoluyla eğitilmesinin sağlandığı yerlerdir. Tıpkı konser salonları, tıpkı müzeler gibi.
Yazıyı bir kere daha okuyunca bir düzeltme yapmayı uygun gördüm. Yazıdan vesikalık fotoğrafların da sanat olduğu izlenimi çıkıyor gibi geldi bana. Vesikalık fotoğrafların sanat olmadığı aşikar, değil mi?.
Bu karışıklık fotoğrafın birçok şapkası oluşundan kaynaklanıyor. Sanat bu şapkalardan sadece biridir. Görsel hafızamızı oluşturan fotoğraflar en az sanat fotoğrafları kadar önemlidirler...

Perşembe, Ocak 27

ATATÜRK, İNÖNÜ, FEVZİ ÇAKMAK VE CELAL BAYAR AYNI FOTOĞRAFTA



 

 Hiç kimsede olmayan Atatürk fotoğraflarım var. İşte ollardan biri Atatürk, İnönü, Mareşal Fevzi Çakmak ve Celal Bayar bir tiren yolculuğunda. Mutlu bir sohbet anı.

BİR ZAMANLAR İRTANBUL 8

Bir zamanlar kartpostallar vardı. Hani şu yılbaşında bayramlarda arkalarına kutlama mesajları yazıp birbirimize gönderdiğimiz kartpostallardan bahs ediyorum.  Onların bir bölümü de bir yüzünde gönderildiği yerin güncel fotoğrafı olurdu. Doğal olarak o fotoğraflar çekildikleri anı gösterirdi. Zaman içinde tarihi bir belgeye dönüşüp çekildikleri yerlerin vaktiyle nasıl olduklarını görmemizi sağlardı ve tabi hala da sağlıyorlar. Bu gün sizlerle iki İstanbul katrpostalını paylaşıyorum. Cumhuriyetimizin ilk yıllarından. Galata Köprüsü ve Taksim Meydanı.  





 

bir zamanlar "rolleiflex" kraldı

Yaşı 50nin üzerinde olan fotoğrafçı dostlarımız hatırlayacaklardır. "Rolleiflex" marka fotoğraf makineleri özellikle basın fotoğrafçıları arasında çok sevilen ve kullanılan makinelerdi. Firma her bütçeye uygun olması için uçuz ve pahallı modeller üretmiş ve makineleri zaman içinde geliştirmişti. O kadar revaçta idi ki "Minolta", "Ricoh" ve şimdi adını hatırlayamadığım başka firmalarda benzerlerini üretmişlerdi. Hatta başta yine Rolleiflex olmak üzere birkaç firma daha 127 film kullanan daha küçük boyutta olanları piyasaya sürmüşlerdi. 
Burada Mithatpaşa Stadında maç izleyen foto muhabirlerini  görüyorsunuz. Hemen hepsinin elinde Rolleiflex var. Bir tanesi hariç, bakalım onu bulabilecekmisiniz. 




Pazartesi, Aralık 20

TRAMVAY

Bildiğiniz gibi Covit bizi evlere kapadı. İyice tembelleştim. Arada sırada tembellikten kurtulup arşivimi karıştırıyorum. Bu gün onbir adet tramvay fotoğrafı reprodüksiyonu buldum. Bir kısmı kartpostaldan kopyalanmış. Bazıları ise başka fotoğraflardan tekrar çekilmiş. bazılarını daha önce görmüştüm, bazıları benim için de yeni. Genç kardeşlerimize İstanbul'un vaktiyle nasıl göründüğü konusunda da fikir verecek fotoğraflar. 

 












Pazar, Ekim 18

BİR ZAMANLAR İSTANBUL7

 


1950 li yıllarda İstanbul valiliği ve ve belediye başkanlığı görevini yürüten Ordünaryüs Prof. Dr. Fahrettin Kerim Gökay. "Mini mini valimiz, ne olacak halimiz" sloganını banim yaşımda olanlar hatırlayacaklardır.

Pazartesi, Eylül 21

BİR ZAMANLAR İSTANBUL 6

 




İstanbul Belediye Sarayı ve Saraçhane alt geçidi yapım aşamasında. Bildiğim kadarı ile Belediye Sarayının temelleri 1953 yılında atılmıştır. Alt geçidin de yapımı o yıllarda başlamış olmalı. Saray 1960 yılında bitirildiğine göre, fotoğraflar 1950 li yılların ikinci yarısında çekilmiş olmalı. 

Bu arada bu seriye başlarken belirtmeyi unuttuğum bir nokta var. Fotoğrafların yayın hakkı bana aittir. Negatifleri ve diapozitifleri bende. Baskılarını veya yüksek çözünürlükte taramalarını isteyenler bana ulaşabilirler.

Cuma, Eylül 18

BİR ZAMANLAR İSTANBUL 5

Eminönü, Galata Köprüsü, Karaköy civarından birkaç fotoğraf. Yine 1950 yıllarının sonu 1960 ların başı olmalı.






Salı, Eylül 15

BİR ZAMANLAR İSTANBUL 4





 Dolmabahçe, Tophane arasındaki yoldan, kısaca Meclis-i Mebusan Caddesinden üç fotoğraf. 1950li yıllar. Sırtlarına denkleri ile taşı toprağı altın olan şehre gelenler. Kirkor Balyan'ın Nüshetiye Camisi ve Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan ve bugün Mimar Sinan Üniversitesinin kullanımında olan Tophane-i Amire Binası....